Atatürk’ün özel koleksiyondaki el yazısı ilk kez ortaya çıktı

ATASE’den, 20 Nisan 2020’den itibaren Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivlerine devredilen koleksiyonlardan tasnif süreci tamamlanan Atatürk Koleksiyonu dahil, 8 koleksiyon araştırmacılara açıldı. Belgeler arasında Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 1907’de aldığı Orta Asya Türk tarihi, Hunlar, Göktürkler ve Uygurlarla ilgili de kısa notları yer alıyor.

Atatürk’ün, Göktürk Yazıtları’ndan Doğu Türklerine, Türklerin yaşam tarzlarından Kafkasya ve Anadolu’ya gelişlerine ve ilk kurulan Türk devletlerine ait bilgileri, Osmanlıca ve zaman zaman Latince harfleri kullanarak, derlediği görülüyor.

Tarihçi Prof. Dr. Osman Köse, belgelere ilişkin yaptığı açıklamada, Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk tarihine olan ilgisinden bahsederek, şöyle konuştu:

“Atatürk çok kitap okuyan birisiydi. Kitapları okurken kitabın etrafına notlar alırdı ve kendi el yazısıyla da notlar çıkarırdı. Bu notlardan bir tanesi de Orta Asya Türk tarihiyle ilgili şu anda arşivlerimizde olan notlardır. Burada Osmanlıca olarak bu notları almış ama yer yer bu Osmanlıcanın içerisinde Latin alfabesini de kullanmıştır. Atatürk, Orta Asya’daki Türk tarihinin ilk evrelerinden itibaren 10, 11, 12. yüzyıla kadar, yani Selçuklu, Osmanlı dönemine kadar çok geniş bir alanı okumuş ve burada önemli gördüğü yerleri not almıştır. Özellikle Türk-Çin ilişkilerini, Çinlilerle mücadeleleri ve Orta Asya’da Çin’le mücadele dönemlerinde kurulan Türk devletlerini detaylı olarak incelediği görülüyor.”

Atatürk’ün Hun, Göktürkler, Uygurlar dönemini de detaylı bir şekilde okuduğunun notlardan görüldüğünü belirten Köse, “Daha geriye doğru, Avarlar döneminde Avrupa’ya doğru gelen Türklerin hangi tarihlerde, nerelere, ne yaptığıyla ilgili de çok geniş notlar almış. Bu notlarda dikkat çeken şey tarihlere büyük önem vermesi. Hükümdarların ve devletlerin hüküm sürdüğü tarihleri ifade eden Osmanlıca isimleri yazmış ama bunun yanında yanlış telaffuz edilmemesi için sanıyorum mutlaka Latin alfabesiyle de yazmış.” diye konuştu.

Mustafa Kemal Atatürk’ün kaleme aldığı bir başka belgede de Mustafa Kemal Paşa’nın Türkiye Reis-i Cumhurluğuna ikinci kez seçilmesi dolayısıyla yaptığı konuşmasına ilişkin notları yer alıyor.

Prof. Dr. Köse, Atatürk’ün konuşmasına teşekkürle başladığını belirterek, şunları kaydetti:

“Meclisin bu döneminde de güzel faaliyetler yapacağını ve kendisinin de Cumhurbaşkanı olarak kendisine yüklenen görevleri bütün gücüyle ifa edeceğini belirtiyor. Konuşmasının devamında istiklal, millet ve muzafferiyet temellerinden doğan Cumhuriyetin geçen dört yıl süre zarfında belli bir noktaya geldiğini, sağlam esaslara ve temellere oturduğunu ifade ediyor. ‘Türk milleti dahilen ve haricen örnek ve müstakil bir devlete sahip olmuştur’ diyor. Cumhuriyet’in bundan sonra da gelişeceğini, Türk milletinin bütün kudretini, elinde ne varsa Cumhuriyetin gelişmesi ve inkişafı için bundan sonra da gayret edeceğini belirtiyor.”

Prof. Dr. Köse, “Atatürk’ün notlarında, Cumhuriyet’in mevcudiyetinin, milletin ali menfaatinin, dahili ve harici herhangi bir olaya karşı her an müdafaaya hazır bulunduğunu da dile getirdiğini” belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu konuşmanın tarihi bir konuşma olduğunu düşünüyorum. Bu konuşma notlarında Atatürk, Cumhuriyetin temellerinin artık oturduğunu, bu dört yıllık evrede Türk milletinin kendisine has olan, layık olan idare şeklinin cumhuriyet olduğunun görüldüğünü, Türk milletinin buna sahip çıktığını ifade ediyor. Atatürk, bundan sonraki sürelerde de Türk milletinin tüm gücüyle beraber, elindeki imkanlarla beraber Cumhuriyetin tesis edileceğini de aktarıyor.”

Atatürk’ün konuşmasında, Cumhuriyetin kurulmasından sonra geçen süreçte, dışarıda ve içeride bir sürü dostluk kurulduğuna ilişkin ifadelerini de aktaran Köse, “Bu önemli. Çünkü dört yıllık bir savaş ve ondan sonra bir milli mücadele süreci… Dünyanın en büyük devletleriyle savaşılıyor, yeni bir devlet kuruluyor, yeni bir dönem açılıyor. Bu yeni dönemde dünya devletleriyle ilişkilerin de tesis edilmesi gerekiyor ve bunun yerine getirildiğini ifade ediyor. Nihayetiyle 1920’de Ankara Anlaşmasıyla başlayan, daha önce Rusya’yla devam eden, daha sonra İngilizlerle Fransızlarla devam eden anlaşmayı bu konuşmasına aktarıyor.” bilgisini verdi.

Atatürk’ün gelecekle ilgili temennilerine de konuşmasında yer verdiğine dikkati çeken Köse, şu değerlendirmede bulundu:

“Atatürk notlarında Cumhuriyetin gittikçe gelişeceğini ve temellerinin sağlam olduğunu ifade ediyor. Bu sağlamlıkta Türk milletinin payının büyük olduğunu, milletin çok büyük destek verdiğini ve sahip çıktığını ifade ediyor. Mustafa Kemal Atatürk aslında şunu gösteriyor; bu dört yıllık dönem içerisinde Cumhuriyetin ilk yıllarında ortaya çıkan manzaranın yeni kurulan Türk devletinin artık yeni ufuklara doğru yelken açtığını, önünde hiçbir engelin kalmadığını, dünya devletleriyle anlaşmaların yapıldığını, dostlukların kurulduğunu, sadece yapılacak olan tek şeyin müreffeh bir devlet ve toplum inşa etmek gerektiğini anlatıyor”

Araştırmacılara açılan 8 koleksiyonda, İstanbul çevresindeki Osmanlı birliklerinin konumuna, İtalyanların Çanakkale ve on iki adayı bombardıman ve işgaline ilişkin haritalar, Azerbaycan ve Gürcistan’ın istiklalinin Paris Sulh Konferansı’nca kabulüne, Gazi Mustafa Kemal’in, Tevfik Rüştü Bey’den numarasız güneş gözlüğü talebine ilişkin belgeler ile John adındaki Amerikalı gezginin Ankara’nın güzelliğini, yeni demokrasiyi övmek ve Mustafa Kemal Paşa’yı tebrik etmek için gönderdiği mektup da bulunuyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x